
İlahi Kitaplardaki Vahiylerin Tutarlılığı
Kutsal kitapların doğuşuna baktığımızda Tanrı tarafından
peygamberlere bir melek aracılığı ile bildirdikleri vahiylerin tamamlanması
sonucunda kutsal kitaplar ortaya çıkmıştır. Her kutsal kitabın kendine özgü
öğretileri olmakla beraber tüm kitapları okuyan araştırmacılardan edindiğimiz
bilgilere göre her birinin farklı kuralları ama bazı noktalarda ortak
özellikleri vardır. Örneğin: İnsan öldürmeyi kutsal kitaplar yasaklamıştır.
Bununla birlikte o dine mensup kişilerin dinin
getirdiklerine hükümlere uyulması beklenmiş,
bunları açık ve net bir şekilde açıklamıştır. Buradaki soru kitapların
farklılıklarını nasıl yorumlamalıyız? İnsan ve toplumsal yaşantıya dair ortak
ve benzer yaklaşımları bizim için yeterli bir tutarlılık mı ya da arasında bu
kadar keskin, farklar olan kitapların
tutarlılığa tamamen inanabilir miyiz?
Örneğin: İslamiyete göre Kuran-ı Kerim son kutsal kitaptır.
Diğer kitapların süreleri dolmuş, hükmü düşmüştür. Ancak günümüzde gerek İncil
gerek Tevrat toplumların birincil kitabıdır. Bu durumu yorumlamak direk olarak
güç birçok farklı etken bu durumu oluşturmuştur.
Hristiyanlıkta ise hala yayılmacı bir politika vardır, o
dinin bir mensubu olabilirsiniz. Ancak Yahudilerde ise durum böyledir. Çünkü
Yahudilerde Talmud kuralları vardır. Görüldüğü üzere farklılıklar üzerine
tamamen kalıplaşmış birbirinden uzak odak merkezlerinin tüm gücüyle yollarına
devam ettiğini gözlemliyoruz. Bu noktada kesin değerlendirmeleri yaparken
bunları göz önünde bulundurmakta fayda vardır.
Vahiyleri yani yazılı metinleri yorumlarken de bu
farklılıkları, tarihi ve günümüz gelişmeleri dikkate almak ve her bölümü
kendine özgü özellikleri ile yorumlamalı sonrasında bir bütünlük içinde
değerlendirmeye girilebilir. Ancak bu da tam anlami bahsettiğimiz birbirinden
bağımsız dinamiklerin farklı yönlere gitmesi ve çeşitli şeylerden etkilenmesi
sonucunda, bize istediğimiz sonucu vermeye bilir. Cevapları ararken doğru soru
kadar, doğru yol da önemlidir.
Yorumlar
Yorum Gönder