Kıyametin Gerçekliği
Kıyamet denilince ilk akla Maya’lar gelmekte. Yakın
gelecekte gündemi baya meşgul etmişti. İnsanların inandıkları din olmasına
rağmen büyük bir ilgi ile bu durumu takip etmesi hatta inanması ne ile
açıklanabilir? Kutsal kitaplarda alametler ve yaşanılacak olaylar hakkında
bilgiler verilir. Ve şimdiden hazırlanması gerektiğini belirtir. Bununla
beraber Tanrı’dan başka kimsenin kıyamet tarihini bilemeyeceğini de ekler.
Ancak elbette farklı inanç sistemlerine sahip topluluklarda kendi inanç
sistemleri doğrultusunda bilgiler ortaya atar ve kıyamet çok konuşulan ama
herkesin kafasında farklı bir şekle girmiş son olarak kalır.
Bilim adamları ise kıyametin zaten yakın olduğunu evrenin
iyice bozulduğunu, küresel ısınmanın yakında bir felaket dönüşeceğini
belirtmekteler. Ve son zamanlarda suyun biteceği gelecek nesiller için çok zor
zamanların olacağını açıklamaktadırlar.
Görünen o ki, din ile bilim burada da farklı noktadalar.
Peki insanlar neyi dikkate alıp neye göre bir anlayış ve tepki belirliyorlar.
Dünya’nın bu kadar bozulması ve tüm şiddeti ile devam etmesi, gösteriyor ki insanların ciddi bir bölümü kıyamet
gelecek ve bizim bilmediğimiz bir zaman dolayısıyla dünya kıyamete kadar ayakta
durabilir, inancı içerisindeler.
Son dönemde artan savaşlar, bölünmeler, doğa olaylarını ise
kıyametin yaklaştığına inanan din mensupları dile getirmekteler. Gerçeklik asla
değişmez, kıyamet bir sondur, başlangıç değil. Ancak insanların çoğu çok ciddi
bir araştırma yapıldığında kendi hayatlarının sonunu kıyamet olarak
nitelendirmektedirler.

Yorumlar
Yorum Gönder